Aldatma Kabiliyeti İncelemesi
Sahteciliğe konu belgedeki sahteliğin, kişileri aldatabilecek nitelikte (iğfal kabiliyeti) olup olmadığının değerlendirilmesi.
Resmî veya özel belgelerde sahtecilik suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) üçüncü kısmında yer alan “Topluma Karşı Suçlar”ın dördüncü bölümündeki “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. TCK 204. madde resmî belgede sahtecilik, 207. madde ise özel belgede sahtecilik suçlarını tanımlar.
Bu tanımlar kapsamında aldatma kabiliyeti (iğfal kabiliyeti) ayrıca değerlendirilir. Çünkü bir belgenin sahte olması tek başına yeterli görülmez; sahteliğin, ortalama dikkatteki kişileri aldatabilecek nitelikte olup olmadığı da hukuki açıdan önem taşır.
Aldatma Kabiliyeti Ne Demektir?
Aldatma (iğfal) kabiliyeti, sahte belgenin ilk bakışta gerçek bir belge izlenimi verecek nitelikte olmasıdır. Eğer sahtelik o kadar barizse ki herkes tarafından kolayca anlaşılabiliyorsa, belgenin aldatma kabiliyetinden söz edilemeyebilir. Bu değerlendirme, suçun nitelendirilmesinde belirleyici olabilir.
İncelemede Dikkate Alınan Hususlar
- Genel görünüm: Belgenin biçim, format ve baskı kalitesi açısından gerçeğe yakınlığı.
- Teknik unsurlar: İmza, mühür, kaşe ve filigran gibi güvenlik öğelerinin taklit düzeyi.
- Ortalama dikkat ölçütü: Belgeyi inceleyecek kişinin sıradan dikkatiyle sahteliği fark edip edemeyeceği.
- Kullanım bağlamı: Belgenin sunulduğu ortam ve muhatabın niteliği.
Hukuki Önem: Aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmaması, sahtecilik suçunun oluşup oluşmadığı ve cezanın belirlenmesi yönünden mahkemelerce dikkate alınan teknik bir husustur. Bu nedenle konuya ilişkin uzman görüşü, savunma ve iddia süreçlerinde önemli bir delil niteliği taşır.
Rapor
İnceleme sonunda, belgenin aldatma kabiliyetine ilişkin teknik değerlendirme, görsellerle desteklenmiş bir uzman raporu hâline getirilir. 24-48 saat içinde sözlü ön bilgilendirme, 3-5 gün içinde yazılı rapor teslim edilir.

